More servicesWindows Live
HomeHotmailSpacesOneCare
 
MSN
Sign in
 
 
Spaces home  « » M µ ® å '][' « »PhotosProfileFriendsMore Tools Explore the Spaces community

« » M µ ® å '][' « »

HOŞGELDİNİZ :)

DEĞERLİ YORUMLARINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM

 

Favori Şarkılarım
by 
by 
by 
by 
October 02

Yüce Dağ Başında Yanar Bir Işık

Yüce Dağ Başında Yanar Bir Işık
Düşmüşüm Derdine Olmuşum Aşık
Ağ Buğday Benizli Zülfü Dolaşık

 Dividim Kalemim Yazarım
 Böyle Bir Yavrunun Derdi Var Bende
 Yar Bende Oy Bende
 Aha Ben Gidiyom Sen Hemen Ağla 
 Yan Ağla Dön Ağla

Yüce Dağ Başından İndiremedim
Yönünü Yönüme Döndüremedim
Bir Yarin Aklını Kandıramadım 

 Dividim Kalemim Yazarım
 Böyle Bir Yavrunun Derdi Var Bende
 Yar Bende Oy Bende
 Aha Ben Gidiyom Sen Hemen Ağla 
 Yan Ağla Dön Ağla

September 24

Cennet - Cehennem

Paulo Coelho'nun, Seytan ve Genc Kadin adli romanindan hos bir bölüm;

..."Yollari oldukca uzunmus, yokus yukari gidiyorlarmis, gunes yakiciymis, ter icinde kalmislar, susamislar.

Bir donemecin ardinda harika bir mermer kapi gormusler; kapi, ortasinda bir cesme bulunan altin doseli bir meydana aciliyormus, cesmeden berrak bir su akiyormus.

Yolcu kapidaki bekciye donmus.

'Iyi gunler.'

'Iyi gunler,' diye yanit vermis bekci.

'Burasi harika bir yer, adi ne?'

'Burasi cennet.'

'Ne iyi, cennete gelmisiz, cunku cok susadik.'

'Iceri girip dilediginiz kadar su icebilirsiniz', demis bekci ve eliyle cesmeyi gostermis.

'Atimla kopegim de susadilar.'

'Kusura bakmayin,' demis bekci.

'Buraya hayvanlar giremez.'

Yolcu cok uzulmus, cok susamismis, ama suyu tek basina icmek istemiyormus. Bekciye tesekkur edip yoluna devam etmis. Epeyce bir sure yamac yukari gittikten sonra eski gorunumlu kucuk bir kapiya varmislar, kapi iki yani agaclikli toprak bir yola aciliyormus. Agaclardan birinin altinda, sapkasini alnina indirmis, uyur gibi yatan bir adam varmis.

'Iyi gunler,' demis yolcu

Adam basini sallamis.

'Atim, kopegim ve ben cok susadik.'

'Surada taslarin arasinda bir pinar var,' diyen adam eliyle orayi isaret etmis.'Istediginiz kadar su icebilirsiniz.'

Yolcu, ati ve kopegi pinara gidip susuzluklarini gidermisler.

Yolcu bekciye tesekkur etmis.

'Istediginiz zaman yine gelebilirsiniz,' demis bekci.

'Buranin adi ne?'

'Cennet.'

'Cennet mi? Ama mermer kapidaki bekci bana orasinin cennet oldugunu soyledi.'

'Orasi cennet degil cehennemdi.'

Yolcunun akli karismis 'Sizin adinizi kullanmalarina niye izin veriyorsunuz? Yanlis bilgi vermeleri buyuk karisikliga neden olur!'

'Hic de degil. Aslinda onlar bize buyuk bir iyilikte bulunuyorlar. En iyi dostlarina sırt cevirenlerin hepsi orada kalıyor cunku...
September 23

hiç

Sana anlattıklarım neleri susuyor bir bilsen
Ve anlatmadıklarım neleri söylüyor
Boğazımı yırtarcasına susuyorum
Ya verilmekten yıpranan cevaplardayım
Ya sorulmamaktan solan sorularda
Sen ıslatmasını bilmeyen bir yağmur oldun her akşam
Ben ıslanmasını bilmeyen ahmak
Bu yüzden aşık olamadık sırılsıklam

September 16

Herkes Gibisin

gönlümle başbaşa düşündüm demin
artık bir sihirsiz nefes gibisin
şimdi kal içinde bomboş kalbimin
akisleri sönen bir ses gibisin

maziye karışıp sevda yeminim
bir anda unuttum seni eminim

kalbimde kalbine yok bile kinim
bence artık sen de herkes gibisin
bence artık sen de herkes gibisin

                                    Nazım Hikmet

September 14

Bir hikaye

Uzun boylu, ay yüzlü bir kız vardı kasabanın birinde. Onun sevgisiyle herkes yolunu yitirmişti. İşi gücü dilberlikti, bez yıkarken saçlarını çözer, eteğini beline toplar âşıklarının gönüllerine ateş çalardı.

        Kemale ermiş, yaşını başını almış bir adam da Âşık oldu ona ve tez vakitte kemalini yitirdi, tecrübeli aklı deliliğe yaklaştı, yüzünün aşkıyla beli iki kat olup gönlü bela zinciriyle bir girdapta kaldı. Sonunda dayanamadı, kendini ona vakfetti, her işi onun için, her şeyi onun adına yapmaya başladı. Ücretle iş yapsa kazancını ona sunar, eline altın geçse gider o gümüş bedenliye verirdi. Bir gün genç kız kendisine dedi ki:

          -Yanışın her an biraz daha artmada, ama aşkta masraf ziyade gerek, sendeki sermaye yalnızca aşk olursa mutfak boş kalır, daha fazlaya gücün yetmezse geç bu sevdadan, davul dengi dengine demişler…

          -Sevgili, dedi âşık, bedeninde bir avuç ilikten, bir parça deriden başka bir şey kalmadı yolunda harcayacak. Bari beni sat da elde ettiğinle bir müddet daha hoş ol.

        Genç kız âşığını derhal Mısır’a götürdü, orada bir kürsü kurmuşlar, âdet etmişler, satıcı kürsüye oturur, kölesi ayakta durup müşteri beklerdi. Bir müddet beklediler. Adam hiç üzüntü göstermiyor, hiç boynunu bükmüyor, hatta müşteri çıktığı vakit baş gösterecek ayrılığı da aklına getirmiyordu. Bir adam gelip genç kıza sordu:

   - Şu ayakta bekleyen ihtiyar senin kulun mu?

   - Evet , benim kulumdur!..

      O sırada ihtiyar düşüp bayıldı. Adam pazarlık ile onu satın aldı ve kendine geldiğinde şehrin dışında bir mezarlığa götürdü. Meğer o adamın babası ölmüş, o da babasının ruhu için bir köle azat etmeyi ahdetmiş, ihtiyarı satın alması bundanmış. Mezarın başında zavallı ihtiyarı azat edip cebini de altınla doldurduktan sonra gönlünü şad etmek için dedi ki:

         -Diliyorsan ey ihtiyar, Mısır’da kal, malın eksilmez, seni gözetirim.

        -Dilersen de var git, çünkü artık hürsün, kendi kendinin sultanısın.

     İhtiyar teşekkür ederek genç kızın ardınca koşup yetişti ve altınları avucuna sayıp gönlünü alana yine gönlünü teslim etti. Dünyayı onun yüzünde apaydın görüyordu ve dedi ki,

       -A sevgili! Şu gönül, senin için satılmaktan aldığı lezzeti bugüne dek hiçbir şeyden almadı. Hele’ benim kulumdur!’ dediğin andaki saadetim,sanmam ki başka bir kimsede olsun!.. Haydi yine beni pazara götürüp mezada ko!.

AşknameKırmızı gülİskender Pala

September 13

Herkesi Affettim

bir gün gittim…

geride yığınla soru işareti bırakarak

yanıtlamaya vaktim yoktu

geç kalmıştım hayata, uçtum kanatlarımı takarak.

bir gün gittim…


dönüp arkama bakmadım bile bir kez

nelerden vazgeçtiğimi görmek istemedim

istemedim kimseyi bir kez daha yıkmak

zaten ben gelmeyi de istemedim ki…

bir gün gittim…


hala kulaklarımda yankılanan; bir araba kapısı vuruşuyla çıktım o fotoğraftaki kareden

o kareki beni yıllarca kendimden uzağa iten.

bir gün gittim…


gitmeler hiç bitmeyecekti; bildim

bildim de, bilmemezlikten geldim

zaten ben gördüm de, görmemezlikten geldim.

bir gün gittim…


asırlar uzağa, uzaklar soğukmuş

üşüdükçe anladım düştüğümü tuzağa.

bir gün gittim…


hiç hesabım kalmadı artık kendimle

sen de dahil

herkesi affettim…

September 11

Bir gün

Bir gün...
Bir günüm daha olsaydı

Yaşamak için...
Herşeyimi verirdim
verebilseydim...

Bir gün
Bir gün daha kalabilseydim yanında...

Herşeyimi verirdim
Seçebilseydim...


Sadece 1 gün istedim
Daha fazlası değil

Uyanma, kalkma, gitme yanımdan
Bugün son günüm
Doya doya bakayım sana derdim...


Bir gün,
Sadece 1 gün

Çok fazla değil ki



Hadi son bir kez sarıl bana


Bak bu benim son günüm...


Birgün, sadece 1 günüm olsaydı


Yaşayabilmek icin


Herşeyimi verirdim
Yanında uyuyabilmek için...



1 gün
Sadece 1 gün verin bana



Sonra dönerim karanlığa



Çok değil 1, sadece son 1 gün
Yaşamak için bana....
August 22

Aile çay gibidir

Çayı çok sevdiğimi söyleyince, yaşlı teyze anlattı geçenlerde...

Bak oğlum diye başladı söze:

Çayın alt demliği evdeki kaynanadır; devamlı kaynar durur. Üst evdeki gelindir; alt demlik kaynadıkça o olgunlaşır, demlenir. Gelinin kocası ise bardaktır; biraz kaynana doldurur onu biraz da gelin... Çocuklar çayın şekeridir, tad verir. Görümce ise çay kaşığıdır; arada bir gelir ve karıştırır gider. Kaynataya gelince; o da bardak altıdır. Dökülenleri bir araya toplar.

alıntı

Hayat

Kimi sevdiğin ve kimi incittiğindir.
Kendin için neler hissettiğindir.
Güven, mutluluk, şefkattir.
Arkadaşlarına destek olmak
Ve nefretin yerine
Sevgiyi koymaktır...!
Hayat kıskançlığı yenmek,
Önemsemeyi öğrenmek ve güven geliştirmektir.
Ne dediğin ne demek istediğindir.
İnsanların sahip oldukları değil,
Kendilerini olduğu gibi görmektir.
Her şeyden önemlisi, hayatı başkalarının
Hayatını olumlu yönde etkilemek için kullanmayı seçmektir.
Sevmesini bilmeyenlere inat...
Biz seni çok seviyoruz hayat...

senden ne zaman vazgeçtim?

Kötü günümde yanımda olmadığın zaman vazgeçtim.
Canın sıkıldığında benimle paylaşmadığında vazgeçtim.
Kırılacak veya tedirgin olacak olsam bile düşüncelerini açıkça söylemediğini anladığım zaman vazgeçtim.
Bana yalan söylediğini anladığım, sana güvenemediğim zaman vazgeçtim.
Gözlerime baktığında, kalbinle bakmadığını ve bana hala söylemediğin şeyler olduğunu hissettiğimde vazgeçtim.
Bana karşı ne çok sırlarının olduğunu anladığımda vazgeçtim.
Her sabah uyandığımda baş ucumda duran hayalinin artık olmadığını fark ettiğimde vazgeçtim.
Düşüncelerime ve duygularıma değer vermediğini anladığımda vazgeçtim.
Sevgi ve şefkatini benden esirgeyip yabancılara sergilediğinde vazgeçtim.
Gözlerinde bana ait olan ışığın, yüzündeki tebessümün ve aydınlığın kaybolduğunu gördüğümde vazgeçtim.
Sadece kendi mutluluğunu ve geleceğini düşünerek paylaşmayı unuttuğun için vazgeçtim.
Bana katlanmaya çalıştığını fark ettiğimde vazgeçtim.
Ben senden vazgeçmedim aslında, senin benden çoktan vazgeçtiğini anladığımda senden vazgeçtim...

-alıntı-

View more entries
 
View space
Sara
View space
NaNa
View space
leandro
View space
hector
View space
mesut
View space
ben
View space
coşkun
View space
sinem
View space
qösde
View space
Malabruja
View space
sezen
View space
tayfun
View space
pRiNce oF DaRKneSs
View space
retrggehg
View space
|| ouZ || SlipKnoT ||
View space
Deniz TURKEN
View space
ღ.♥.*[Pяιи¢єѕα*Gєøяgι]*.♥.ღ
View space
в υ ∂ α ℓ α
View space
ufuk