murat's profile« » M µ ® å '][' « »PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    March 31

    kuklalar ve insanlar

    Marangozun biri; kuklalar yapıp, ipleri elinde salmış ortalığa...
    Kiminin ipi uzun, kiminin ki kısa. Sonra bir avuç hüzün, bir avuç acı, bir tutamda mutluluk serpmiş ortalığa...
    Başlamış kuklaları oynatmaya. İpleri kısa olanlar, uzanamamış mutluluğa...
    YAŞAYANLAR:
    Uzun olanlarsa, tam eriştiklerini sandıkları anda bir tutam mutluluğa, çarpmışlar kocaman acı duvarlarına! Ve acıyı öğrenmiş tahta bedenleri, bir tutam mutluluk için, ödenen o bedeli...
    Derken, acı ile mutluluk arasında gide gele tahta bedenleri, insan olmuşlar... Sonra da koparıp iplerini, bir acuç hüzünle susturmuşlar kanayan yüreklerini...
    Ama bir daha kukla olamamışlar.
    YAŞAYAMAYANLAR:
    İpleri kısa olanlarsa, ne mutluluk, ne acı, ne de hüznü öğrenemeden, sonsuza dek oynayıp durmuşlar ortalıkta... Hiçbir şey yaşamadan, hiçbir duyguyu tadamadan kalakalmışlar….
    March 30

    Belki

    Belki, Tanrı yanlış insanlarla tanışmamızı istedi doğru insanı tanımadan önce,
    böylece en sonunda doğru insanla tanıştığımızda, bu hediyenin ne yüce olduğunu anlamamız için.

    Belki, mutluluk kapısı kapandığında, başkası açılıyordur,
    fakat böyle zamanlarda kapanan kapıya öyle uzun bakarız ki,
    bizim için açılan diğer kapıyı görmeyiz bile.

    Belki, en iyi arkadaşlık, sallanan bir koltukta beraber sallandığınız,
    tek bir kelime etmediğiniz, ve giderken bunun
    hayatınızdaki en iyi sohbet olduğunu düşündüğünüz kişilerde saklıdır.

    Belki, elimizde olanın kıymetini kaybettiğimizde
    anladığımız doğru olabilir, fakat elimize gelene kadar
    neler kaçırdığımızın farkına varamadığımız da doğrudur.

    Birine sevginizin tümünü sunmak, asla sizi de aynı şekilde
    seveceğinin garantisi değildir. Sevgiye karşılık beklemeyin;
    Sadece sevginin karşıdakinin kalbinde büyümesini bekleyin;
    fakat olmazsa da, sizin kalbinizde büyüdüğüne emin olun.

    Birine çarpılmak için bir an yeterlidir, birinden
    hoşlanmak bir saat, ve birini sevmek içinde bir gün
    yeterlidir, ama birini unutmak ise bir ömür sürer.

    Görünüşe aldanmayın; kandırıcı olabilir. Zenginliğe
    aldanmayın; yok olur gidebilir. Sizi güldüren birini
    seçin çünkü karanlık bir günü aydınlatan şey bir
    gülümsemedir. Kalbinizi gülümsetebilen birini bulun.

    Öyle zamanlar vardır ki, bazen birini öylesine çok
    özlersiniz ki, onu hayallerinizden çıkarıp,
    gerçek hayatta kucaklamak istersiniz.

    Hayal etmek istediğiniz şeyi hayal edin, gitmek
    istediğiniz yere gidin, olmak istediğiniz kişi olun,
    çünkü yaşayabileceğiniz tek bir hayatınız var, ve
    tüm bunları yapabilmek için tek bir şansınız.

    Sizi tatlı kılacak kadar yeterli mutluluğunuz olsun,
    güçlü kılacak kadar acı deneyiminiz, insan kılacak kadar
    üzüntünüz, ve sızı mutlu kılmaya yetecek kadar umudunuz olsun.

    Daima kendinizi başkalarının ayakkabılarına koyun.
    Eğer ayaklarınız acıyorsa, o kişininkiler de acıyordur.

    En mutlu kişiler, herşeyin en iyisine sahip olanlar değildir,
    onlar karşılarına çıkan herşeyin değerini en iyi bilenlerdir.

    Mutluluk, ağlayanlar, incinenler, araştırma yapanlar, ve
    çabalayanlar için vardır, çünkü böyle insanlar hayatlarına
    giren her insanın önemini takdir edenlerdir.

    En parlak gelecek, unutulmuş bir geçmişin üstünde yükselir,
    geçmişinizdeki kalp kırıklıklarını ve hataları silmezseniz
    hayatın içinde ilerleme şansınız olmaz.

    Doğumunuzda siz ağlarken çevrenizdeki herkes gülüyordu,
    öyle bir hayat yaşayın ki öldüğünüzde gülen siz olun,
    ağlayan da çevrenizdekiler.
    March 29

    Kalıplara sığmak...

    ve külkedisi kaçarken, pabucu ayağından fırladı.ertesi gün prens ayağı
    bu pabuca sığacak genç kızı aramaya koyuldu.
    ülkenin tüm kızları, prens tarafından beğenilmek için, ayaklarını daha
    ufak hale nasıl getireceklerinin çabasına giriştiler.
    işte o gün bu gündür kadınlar,ayaklarını,erkekler tarafından belirlenmiş
    kalıplara sıkıştırmaya çalışır, böyle yaparak erkeğin ''prensesi''
    olacağını düşler dururlar.zaman geçtikçe topallamasının,kendini depresif
    hissetmesinin sebeplerini sürekli kendi eksikliklerinde arayarak ...
    ve pabucun ne denli geçerli olduğunu düşünmeden...
    erkekler ise ellerindeki ''ayakkabıya''(veya düşlerindeki kalıba)
    ''ayağını'' (kendini) sıkıştıracak kadını arar; ''ayağı sıkışmış'' bir
    kadının ne denli gerçek, ne kadar huzurlu, mutlu olup-mutlu
    edebileceğini düşünmeden...
    ve birlikte yalınayak yaşayabilmenin özgür keyfinden habersizce...

    March 25

    Bir soru - Bir analiz

    Soru şu; "Kedinin biri ağaca çıkmış ve inmek istemiyor.. Kediyi o ağaçtan indirmek için ne yaparsınız?.." Burada düşünün ve cevabınıza göre kariyer analizinizi bulun..
    1-Ağaca tırmanırsınız;
    2-Ağaca merdiven dayayıp çıkarsınız.
    3-"Gel pisi pisi" diye bağırırsınız;
    4-Dişi bir kedi bulup ağacın altına getirirsiniz;
    5-İtfaiye gibi kurtarıcı görevlileri ararsınız;
    Şimdi yanıtınızı analiz edelim..
    1-Ağaca tırmandıysanız; Cesur ve girişkensiniz.. İyi bir Satış Temsilcisi olursunuz..
    2-Ağaca merdiven dayayıp çıktıysanız; Hedefe nasıl ve ne yöntemlerle ulaşacağınızı planlayabiliyorsunuz.. İyi bir Halkla İlişkiler Müdürü olursunuz..
    3-"Gel pisi pisi" diye bağırdıysanız; Saflık derecesinde iyimsersiniz.. Ne yaparsanız yapın, sakın kendi işinizi kurmaya kalkmayın..
    4-Dişi bir kedi bulup ağacın altına getirdiyseniz; Kendi işinizi kurup çok başarılı ve ünlü olabilirsiniz..
    5-İtfaiye gibi kurtarıcı görevlileri aradıysanız; Sorumluluğu başkalarına atmayı iyi beceriyorsunuz.. İyi bir Üst Düzey Yönetici olursunuz..