murat's profile« » M µ ® å '][' « »PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
|
August 22 senden ne zaman vazgeçtim?Kötü günümde yanımda olmadığın zaman vazgeçtim. -alıntı- August 20 2 fincan kahveBir gün bir profesör, masasının üzerinde birkaç kutu olduğu halde felsefe dersindedir. Ders başladığında, hiçbir şey söylemeden, önüne büyükçe bir mayonez kavanozunu alır ve içerisini tenis topları ile doldurur. Ve öğrencilere kavanozun dolup dolmadığını sorar, Öğrenciler ittifakla kavanozun dolduğunu ifade ederler. Bu sefer profesör önündeki kutulardan bir tanesinden aldığı çakıl taşlarını, çalkalayarak kavanoza döker, böylece çakıl taşları kayarak, tenis toplarının aralarındaki boşlukları doldurur. Ve öğrencilere tekrar kavanozun dolup dolmadığını sorar, Onlar da "evet" doldu derler. Tekrar profesör masanın üzerindeki diğer kutuyu eline alır ve içindeki kumu yavaşça kavanoza döker. Tabii ki kumlar da çakıl taşlarının aralarındaki boşlukları doldurur. Ve tekrar öğrencilere kavanozun dolup dolmadığını sorar, Öğrenciler de koro halinde "evet" derler. Bu sefer profesör masanın altında hazır bekleyen 2 fincan kahveyi alır ve kavanoza boşaltır, kahve de kumların arasında kalan boşlukları doldurur. Öğrenciler gülerler! Profesör öğrencilerin gülüşünü destekleyerek "evet" diyerek; Ben "Bu kavanozun sizin hayatınızı simgelediğini ifade etmeye çalıştım" der. Şöyle ki; Bu tenis topları hayatınızdaki önemli şeylerdir; dininiz, ibadetleriniz, aileniz, çocuklarınız, sıhhatiniz, arkadaşlarınız ve sizin için önemli olan şeylerdir. Şayet diğer şeyleri kaybetseniz de, bu önemli şeyler kalır ve hayatınızı doldurur. O çakıl taşları ise daha az önemli olan diğer şeylerdir; işiniz, eviniz, arabanız vs. Kum ise diğer ufak tefek şeylerdir. "Şayet kavanoza önce kum doldurursanız..." diye, anlatmaya devam eder, "çakıl taşlarına ve özellikle de tenis toplarına (yeterli) yer almaz. Aynı şey hayatımız için de geçerlidir. Vaktinizi ve enerjinizi ufak tefek şeylere harcar, israf ederseniz, önemli şeyler için vakit kalmayacaktır. Dikkatinizi mutluluğunuz için önem arz eden şeylere çevirin. Çocuklarınızla oynayın. Sıhhatinize dikkat edin. Eşinizle yemeğe çıkın. Evinizin ihtiyaçlarını karşılayın. Öncelikle tenis toplarını kavanoza yerleştirin. Öncelikleri, sıralamayı iyi bilin. Gerisi hep kumdur. Bu ara bir öğrenci parmağını kaldırır ve sorar; "Pekiyi, o iki fincan kahve nedir?" Profesör gülerek: "Bu soruyu sorduğuna sevindim. Hayatınız ne kadar dolu olursa olsun, her zaman dostlarınız ve sevdiklerinizle bir fincan kahve içecek kadar vakit ayırın!" alıntı... August 18 Şarkı falıŞarkılardan fal tuttum ikimize kaç kere Sana bahar gül bülbül, bana hep hasret düştü Dua ettim kaç gece avuç açıp göklere Sana neş'e mutluluk, bana hep hasret düştü August 03 Ne istersin?Dilek olmak isterdim… Kayan bir yıldızın ardından tutulan.
Armağan olmak isterdim… Bir çocuğun başucuna bırakılan. Gülücük olmak isterdim… Kollarını annesine açan bir bebekte. Nota olmak isterdim… Yazılmayı bekleyen bir aşk şarkısında. Nefes olmak isterdim… Neyzenin neyine üflediği. Kanat olmak isterdim… Özgürce uçan bir kuşta. Zeytin dalı olmak isterdim… Bir güvercinin gagasında. Deniz olmak isterdim… Balıkçıya ümit olmak için. Çakıl taşı olmak isterdim… Özenle seçilip saklanmak için. Yakamoz olmak isterdim… Sevgililerin düşlerinde. Öpücük olmak isterdim… Sadece senin dudaklarında. Anahtar olmak isterdim… Her bir sırrı açan. Kalem olmak isterdim… Hiç tükenmeden seni yazan. Çizgi olmak isterdim… Ninemim yaşlı yüzündeki anılarda. Kardelen olmak isterdim… Ölümün sessizliğinde açan. Velhasıl ben ölüme çeyrek kala olamadıkları isterken, Peki ya sen? July 31 Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman
July 30 Sen YoktunGünler zakkum yaprakları gibi Birer birer dökülürken ayaklarımın dibine Ben her gece karanlığa dikip gözlerimi Senin aydınlığını bekledim Sen yoktun Binlerce adım attığım bu kentin sokaklarında Her köşeyi her parkı her ağacı ezberledim Sevdaya bulanmış her kaldırım taşında Seni aradım Sen yoktun Evlerin duvarları birer birer üzerime yıkıldı Her bir hücremin cezasını ta yüreğimde hissederken Beni enkazın altından çekip alabilecek Ellerini aradım Sen yoktun Özlem şarkılarını ezberledim Kimini bağıra çağıra kimini fısıltıyla söyledim Karanlığa haykırdım hasretini Sesimi duyacaksın diye bekledim Sen yoktun Senden gelecek tek bir haberi bekledim Saatler asır gibi geldi geçmedi Çalan her telefonu Yüreğimin deli gibi çağlayana dönen atışıyla açtım Senden başka duyduğum her seste Hep aynı hayal kırıklığını yaşadım Onlar beni duymak istiyordu bense seni Sen yoktun Seni aramaktan yorgun düşmüş bedenimi Karanlığın kucağına uzattım her gece Bir an önce sabah olsun diye Uykunun beni çekip almasını istedim Olmadı! Kaç gece sabahı ettim gözlerimi kapamadan Kaç gece merdivenlerdeki ayak seslerini dinledim Gelen sensindir diye Sen yoktun Her akşamla birlikte hüzün de yağdı bu kentin üzerine Ay yalnızlığın işaretiydi benim için Beni ıslatan yağmur olmadı Ben senin özleminle sırılsıklamdım Ağustos sıcağında Hayat bana merhaba dedi Uzun ayrılıktansonra gelmez dediğim Göçmen kuşların dönüşünü gördüm Sen yoktun Gökyüzünün sonsuz maviliğine umut bağladım Sokaklarda fark ettim bekleyişlerimi Hep sensiz arabalar geçti yanımdan Ben yıldızların hasret türkülerine eşlik ettim Sen yoktun Gözümden tek bir yaş kalmadı Onlar sana aktı sana akmalıydı Kimselere söyleyemedim acılarımı Bekleyişimin öyküsünü kimselere anlatamadım Nice fırtınalar koptu yüreğimde Dalgalar dövdü hayallerimi Sığınacak bir liman yaslanacak bir omuz aradım Sen yoktun Kadri Çelik July 09 Mühürlendin sen benim ömrümeBiraz Uzak Dur Benden Bugün Hiç Bir Söz Söyleme, Duymasın Kulaklarım Dediklerini Bakma Gözlerime Öyle, Götürme Beni Uzaklara, Hayaller Uçuşmasın, Umutlar Doğmasın Yeniden.. Gülmek İstemiyorum Bugün, İçimden Gelmiyor İşte Öylesine Gülümsemek… Sadece Biraz Sessizlik, Sadece Biraz Sensizlik Aslında.. Açma Gönlümün Penceresini, Yine Gelip Oturma Kalbimin Baş Köşesine.. Sadece Sus Biraz Öyle Ve Bakma.. Yine Gideceksin Çünkü O Yüzdendir “Gelme” Deyişim. Zor Oluyor Artık İmkansız Gibi Acı Veriyor.. Gidişinin Ardından Kendimi Avutamamak Zoruma Gidiyor Birine Bağlanmak; Benim Olmadığını Bile Bile Benimsemem Gücüme Gidiyor Farkındayım, Acı Olan Bu: Her şeyin Farkındayım Ben Sana Aitim Ama Biliyorum ki Sen Bana Ait Değilsin Gitmek Istediginde “Dur” Deme Lüksüne Sahip Değlim Ben Ama Geldiğin de Gideceğini Bildiğim Halde, Kendimi Biraz Daha Bitireceğimi Bildiğim Halde, Sana “Git” ‘ de Diyememek Ağır.. Gelme Diyemem, Biliyorsun Ama Anla! Gelme ki Yine Gitmeyesin… Bakma ki Gözlerini Yine Benden Çekmeyesin.. Gülümseme ki Bir Daha Beni Gülüşünle Kandırmayasın Git Demiyorum Sadece Gelme! April 18 Erkekler ne der, ne düşünür?1. "BEN BALIĞA ÇIKIYORUM"
ÇEVİRİSİ: Ben elimde bir çubukla bütün gün sandalda oturucam, kusana kadar içicem ve denizde yüzen balıkları izleyeceğim" 2. "BU ERKEKLERİ İLGİLENDİREN BİRŞEY"
ÇEVİRİSİ: "Bunun bilinen bir mantıklı açıklaması yok, Boşuna uğrasma hiçbir mantık kalıbına sokamazsın." 3."YEMEĞE YARDIM EDİYİM Mİ?"
ÇEVİRİSİ: "Yemek neden hala masaya gelmedi?" 4. "EVET TATLIM... HAKLISIN SEVGİLİM" ÇEVİRİSİ: Çevirisi yok.. onlar bu sözleri periodik olarak söylemeleri için şartlandırılmıştır. 5. "BUNU ANLATMAK ÇOK UZUN SÜRER"
ÇEVİRİSİ: "Bu lanet şeyin nasıl çalıştığı hakkında hiçbir fikrim yok" 6. "ELBETTE SENİ DİNLİYORDUM TATLIM;SADECE AKLIMDA BİR SÜRÜ KARMAŞIK ŞEY VAR"
ÇEVİRİSİ: "Su karşıdaki kızıl bombanın erkek arkadaşı var mı yok mu kafam ona takıldı da" 7. "SEVGİLİM BİRAZ ARA VER, SABAHTAN BERİ EVİ TEMİZLİYCEM DİYE HELAK OLDUN" ÇEVİRİSİ: "Şu elektrikli süpürgeyi artık sustursan iyi olucak, filmin içine ettin!!" 9. "HAFIZAM PEK İYİ DEĞİLDİR BİLİYORSUN" 11."ENDİŞELENME TATLIM, ALT TARAFI KÜÇÜK BİR KESİK" 14. "YİNE NE YAPTIM?" ÇEVİRİSİ: "Yine nasıl yakaladın???" 15. "TABİİ Kİ SENİ DUYDUM TATLIM" ÇEVİRİSİ: "Ne söylediğin hakkında hiçbir fikrim yok ve umarım dinliyormuş gibi yaptığımı anlayınca 3 saat bağırıp çağırmazsın" 16. "BİLİYORSUN GÜZELİM BEN BAŞKASINI SEVEMEM" ÇEVİRİSİ: "Senin çığlıklarına bile zar zor alıştım ve daha kötüsüyle karşılaşma riskini göze alamam" 17. "MUHTEŞEM GÖRÜNÜYORSUN" ÇEVİRİSİ: "Tanrım ne olur bu denediğin son elbise olsun yoksa kalp krizi geçiricem" 18. "SAKİN OL KAYBOLMUŞ FALAN DEĞİLİZ..NERDE OLDUĞUMUZU BİLİYORUM" ÇEVİRİSİ: "Bizi kimse bulamayacak March 31 kuklalar ve insanlarMarangozun biri; kuklalar yapıp, ipleri elinde salmış ortalığa...
Kiminin ipi uzun, kiminin ki kısa. Sonra bir avuç hüzün, bir avuç acı, bir tutamda mutluluk serpmiş ortalığa...
Başlamış kuklaları oynatmaya. İpleri kısa olanlar, uzanamamış mutluluğa...
YAŞAYANLAR:
Uzun olanlarsa, tam eriştiklerini sandıkları anda bir tutam mutluluğa, çarpmışlar kocaman acı duvarlarına! Ve acıyı öğrenmiş tahta bedenleri, bir tutam mutluluk için, ödenen o bedeli...
Derken, acı ile mutluluk arasında gide gele tahta bedenleri, insan olmuşlar... Sonra da koparıp iplerini, bir acuç hüzünle susturmuşlar kanayan yüreklerini...
Ama bir daha kukla olamamışlar.
YAŞAYAMAYANLAR:
İpleri kısa olanlarsa, ne mutluluk, ne acı, ne de hüznü öğrenemeden, sonsuza dek oynayıp durmuşlar ortalıkta... Hiçbir şey yaşamadan, hiçbir duyguyu tadamadan kalakalmışlar…. March 30 BelkiBelki, Tanrı yanlış insanlarla tanışmamızı istedi doğru insanı tanımadan önce,
böylece en sonunda doğru insanla tanıştığımızda, bu hediyenin ne yüce olduğunu anlamamız için. Belki, mutluluk kapısı kapandığında, başkası açılıyordur, fakat böyle zamanlarda kapanan kapıya öyle uzun bakarız ki, bizim için açılan diğer kapıyı görmeyiz bile. Belki, en iyi arkadaşlık, sallanan bir koltukta beraber sallandığınız, tek bir kelime etmediğiniz, ve giderken bunun hayatınızdaki en iyi sohbet olduğunu düşündüğünüz kişilerde saklıdır. Belki, elimizde olanın kıymetini kaybettiğimizde anladığımız doğru olabilir, fakat elimize gelene kadar neler kaçırdığımızın farkına varamadığımız da doğrudur. Birine sevginizin tümünü sunmak, asla sizi de aynı şekilde seveceğinin garantisi değildir. Sevgiye karşılık beklemeyin; Sadece sevginin karşıdakinin kalbinde büyümesini bekleyin; fakat olmazsa da, sizin kalbinizde büyüdüğüne emin olun. Birine çarpılmak için bir an yeterlidir, birinden hoşlanmak bir saat, ve birini sevmek içinde bir gün yeterlidir, ama birini unutmak ise bir ömür sürer. Görünüşe aldanmayın; kandırıcı olabilir. Zenginliğe aldanmayın; yok olur gidebilir. Sizi güldüren birini seçin çünkü karanlık bir günü aydınlatan şey bir gülümsemedir. Kalbinizi gülümsetebilen birini bulun. Öyle zamanlar vardır ki, bazen birini öylesine çok özlersiniz ki, onu hayallerinizden çıkarıp, gerçek hayatta kucaklamak istersiniz. Hayal etmek istediğiniz şeyi hayal edin, gitmek istediğiniz yere gidin, olmak istediğiniz kişi olun, çünkü yaşayabileceğiniz tek bir hayatınız var, ve tüm bunları yapabilmek için tek bir şansınız. Sizi tatlı kılacak kadar yeterli mutluluğunuz olsun, güçlü kılacak kadar acı deneyiminiz, insan kılacak kadar üzüntünüz, ve sızı mutlu kılmaya yetecek kadar umudunuz olsun. Daima kendinizi başkalarının ayakkabılarına koyun. Eğer ayaklarınız acıyorsa, o kişininkiler de acıyordur. En mutlu kişiler, herşeyin en iyisine sahip olanlar değildir, onlar karşılarına çıkan herşeyin değerini en iyi bilenlerdir. Mutluluk, ağlayanlar, incinenler, araştırma yapanlar, ve çabalayanlar için vardır, çünkü böyle insanlar hayatlarına giren her insanın önemini takdir edenlerdir. En parlak gelecek, unutulmuş bir geçmişin üstünde yükselir, geçmişinizdeki kalp kırıklıklarını ve hataları silmezseniz hayatın içinde ilerleme şansınız olmaz. Doğumunuzda siz ağlarken çevrenizdeki herkes gülüyordu, öyle bir hayat yaşayın ki öldüğünüzde gülen siz olun, ağlayan da çevrenizdekiler. March 29 Kalıplara sığmak...ve külkedisi kaçarken, pabucu ayağından fırladı.ertesi gün prens ayağı March 25 Bir soru - Bir analizSoru şu; "Kedinin biri ağaca çıkmış ve inmek istemiyor.. Kediyi o ağaçtan indirmek için ne yaparsınız?.." Burada düşünün ve cevabınıza göre kariyer analizinizi bulun..
1-Ağaca tırmanırsınız; 2-Ağaca merdiven dayayıp çıkarsınız. 3-"Gel pisi pisi" diye bağırırsınız; 4-Dişi bir kedi bulup ağacın altına getirirsiniz; 5-İtfaiye gibi kurtarıcı görevlileri ararsınız; Şimdi yanıtınızı analiz edelim..
1-Ağaca tırmandıysanız; Cesur ve girişkensiniz.. İyi bir Satış Temsilcisi olursunuz.. 2-Ağaca merdiven dayayıp çıktıysanız; Hedefe nasıl ve ne yöntemlerle ulaşacağınızı planlayabiliyorsunuz.. İyi bir Halkla İlişkiler Müdürü olursunuz.. 3-"Gel pisi pisi" diye bağırdıysanız; Saflık derecesinde iyimsersiniz.. Ne yaparsanız yapın, sakın kendi işinizi kurmaya kalkmayın.. 4-Dişi bir kedi bulup ağacın altına getirdiyseniz; Kendi işinizi kurup çok başarılı ve ünlü olabilirsiniz.. 5-İtfaiye gibi kurtarıcı görevlileri aradıysanız; Sorumluluğu başkalarına atmayı iyi beceriyorsunuz.. İyi bir Üst Düzey Yönetici olursunuz.. January 26 Siz katlanıyor musunuz?Delikanlı kızı çok seviyordu.Evleneceklerdi. December 29 Anne - çocukYillar sonra cocuk evlenmis, coluk cocuk sahibi olmus. Birgun, gecenin December 27 Seninle olmanın en güzel yanıSeninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun? Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde hissetmek. Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun? ''Seni seviyorum'' sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek.
Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun? Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek birlikte ağlamak gülmek. Ve buradayken bile seni çılgınca özlemek... Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun? Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak. Senin yanında olan, seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak.
Seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun? Tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek yan yana... Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte. Elimde kır çiçeğiyle seni beklemek... Aynı mekanlarda aynı yiyecekleri yemek. Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun? Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak... Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların türkülerin şiirlerin her mısrasında seni bulmak.
Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun? Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek. Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak. Yalın ayak yürümek bıçağın en keskin yerinde. Kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak yüreğime.
Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun? Nereden bileceksin? Sen benimle hiç olmadın ki. Olsaydın avuçlarım terlemezdi... Isırmazdım dilimin ucunu... Özlemezdim seni yanımdayken.Kıskanmazdım. Korkmazdım yollarda yürümekten. Islanmazdım yağmurlarda... Yıldızlara aya dert yanmaz, böyle her şarkıda serhoş olmazdım. Korkmazdım seni kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize... Ve her kulaçta haykırırdım seni..
Ama sen hiç benimle olmadın ki... YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN...
Can YÜCEL December 25 AranıyorPaylaşmanın kendini azaltmak olmadığını, December 22 EğerO'nu hatırladıkta başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz... ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla O hüzünden bu neşeye konup kalkıyorsanız gün boyu nedensiz... ve her konduğunuzda diğerini iple çekiyorsanız bu hislerin... O'nunlayken pervaneleşen yelkovanlar, O'nsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir akrep kadar hain... sınıfta, büroda, yolda, yatakta içiniz içinize sığmıyor, O'ndan söz edilince yüzünüz, sizden habersiz, mis kokulu bir ekmek dilimi gibi kızarıyor, mahcup somurtuyor veya muzip sırıtıyorsa, ve O, her durduğunuz yerde duruyor, her baktığınız yerden size bakıyor, siz keyiflendikçe gülüp, hüzünlendikçe ağlıyorsa... dünyanın en güzel yeri O'nun yaşadığı yer, en güzel kokusu bedenindeki ter, en dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse... hayat O'nunla güzel ve onsuz müptezelse... elmalar pembe, kiremitler pembe, gökyüzü, yeryüzü, O'nun yüzü pembeyse, kışlar ilkbaharsa, yazlar ilkbahar, güzler ilkbahar... her şiirde anlatılan O'ysa... her filmin kahramanı O... her roman O'ndan söz ediyor, her çiçek O'nu açıyorsa... bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor ve gider gitmez özlem saç diplerinizden çekiştirip beyninizi acıtıyorsa, iştahınız kapanıyor, iştahınız açılıyor, iştahınız şaşırıyorsa... iştahınız, hasret acısında bile karşı konulmaz bir tat buluyorsa... eliniz telefonda yaşıyor, işaret parmağınızla ha bire O'nu tuşluyor, dara düştüğünüzde kapıyı çalanın O olduğunu adınız gibi biliyorsanız... mütemadi bir sarhoşluk halinde, her çalan telefona O diye atlıyor, vitrindeki her giysiyi O'na yakıştırıyor, konuşan birini dinlerken "keşke O anlatsa" diye iç geçiriyorsanız... kokusu burnunuzdan, sureti gözünüzden, sesi kulağınızdan, teni aklınızdan silinmiyorsa bir türlü... özlemi, sol memenizin altında tek nüsha bir yasak yayın gibi taşıyorsanız gün boyu... hem kimseler duymasın, hem cümle alem bilsin istiyorsanız... O'nsuz geceler ıssız, sokaklar öksüzse... ayrılık ölüme, vuslat sehere denkse... gamze gamze tebessüm de onun içinse, alev alev öfke de; bunca tavır, onca sabır ve nihayetsiz kahır hep O'nun yüzü suyu hürmetine... uğruna ödenmeyecek bedel, gidilmeyecek yol, vazgeçilmeyecek konfor yoksa... dışarıda yer yerinden oynuyor ve "içeri"de bu sizi zerrece ilgilendirmiyorsa, nedensiz küsüyor, sebepsiz affediyorsanız ve bütün bu hallerinize siz bile akıl erdiremiyorsanız kaybetme korkusu, kavuşma sevincinden ağır basıyorsa ve aşk, gurura baskın çıkıyorsa bu yüzden her daim... gece yarısı kadim bir dost gibi kucaklayan tanıdık bir şarkı, bütün acı sözleri unutturmaya yetiyorsa... Her gidişte ayaklarınız "Geri dön" diye yalpalıyorsa ve siz kendinize rağmen dönüyorsanız, sınırsız, sabırsız, doyumsuz bir tutkuyla... ...o halde bugün sizin gününüz!.. "Çok yaşa"yın ve de "siz de görün"üz. Can Dündar December 18 SevmekGençken de severiz elbette. Aşık oluruz,tutuluruz birilerine. Ama gerçekten sevmeyi öğrenmek ciddi bir iştir ve zaman ister. December 17 BEN VE İÇİMDEKİ BENDinle beni içimdeki ben, Bu yürek ikimizi çekmez. Ya sen demir atmalısın ya ben, Bu liman ikimize yetmez. Güneşin çocuğusun sen, Neşen hiç tükenmez. Oysa; Yağmuru severim ben, Ağladığım fark edilmez. Çokluktan yanasın sen, Gönül okşayanların hiç bitmez. Oysa; Yalnızlığı severim ben, Kimse alay edemez. Gündüzlerin adamısın sen, Yüzüne gölge düşmez. Oysa; Geceyi severim ben, Çirkinliğim görünmez. Güzelin peşindesin sen, Değerine paha biçilmez. Oysa; Çirkini severim ben, Güzelim diye övünmez. İnsana taparsın sen, Tatlı sözü esirgemez, Oysa; Hayvanı severim ben, Dili yok, yalan söylemez. Dinle beni içimdeki ben. Bu liman ikimize yetmez. Ya sen demir almalısın ya ben. Yoksa bu kavga bitmez. |
|
|